Osmanlı Savaş Tarihi

Ermeni-Beli Savaşı/Çatışması (1284?)

Ertuğrul Gazi’nin vefatının ardından beyliğin ileri gelenleri tarafından genç yaşına rağmen “Bey” seçilen [1] Osman ilk yıllarında babası gibi çevre tekfurluklarla barış içinde yaşamayı tercih etmişti [2]. Son derece stratejik ve bir o kadar tehlikeli bir noktada bulunan beylik, o dönemde kuzeyde Bilecik, Yarhisar ve İznik tekfurlukları, doğuda Harmankaya ve Karacahisar tekfurlukları [3] ve batıda da İnegöl, Kestel, Bursa başta olmak üzere birçok tekfurluk (Kite, Adranos, Bedenos [4] vd.) ile çevrili durumdaydı. Beyliğin güneyinde ise Kütahya ve civarına yerleşmiş Germiyanoğlu Beyliği bulunmaktaydı. Döneme ait yerleşim yerleri göz önünde bulundurulduğunda bölgenin tahmini siyasi durumu ve muhtemel göç yolları Harita 1‘de gösterilmektedir.

1-01
Harita 1

Ertuğrul Gazi’ye verilen Söğüt, Domaniç ve Ermeni Dağı [5] civarlarında (yazın Domaniç, Ermeni Dağlarında ve kışın Söğüt’te olmak üzere) mevsimlik göçler gerçekleşmekteydi. Bu mevsimlik göçler sırasında göç yolları üzerinde (ya da yakınlarında) çeşitli tacizlere ve çatışmalara maruz kalmaktaydılar. Bu durum, Âşıkpaşazâde’nin Tevârîh-i Âli Osman adlı eserinde şu şekilde aktarılmaktadır:

“Aya Nikola dirleridi bir kâfir varıdı. Yağni Eyne Kölde (İnegöl’de) Osman yaylaya ve kışlaya kitdükleri (gitdikleri) vaktin bunlarun köçin (göçün) üşendürürdi. Osman Ğazi Bilecük tekürine (tekfuruna) bundan şikâyet itdi …”

Bahsi geçen tacizler göç güzergâhının İnegöl Ovasına girdiği noktada, muhtemelen günümüzdeki İnegöl’ün 12-13 km doğusunda bulunan Kurşunlu, Özlüce ve Çitli köy/mahallelerinin bulunduğu bölgelerde gerçekleşmiştir. Bilecik tekfuru ile anlaşma sağlayan Osman Bey’in ilk hedefi hem stratejik konumu hem de gerçekleşen olaylar sebebiyle İnegöl olmuştur. Savaşın tarihi ile ilgili net bir bilgi bulunmamakla birlikte sonrasında verilen kronolojik olaylar dizisi incelendiğinde, h. 684 (m. 1285-1286) yılında gerçekleşen Kulacahisar Fethi/Baskını öncesinde  m. 1284-1285 yıllarında gerçekleşmiş olması muhtemeldir. Az sayıda adamla baskın niteliğinde bir saldırı düzenlemiştir. Savaşın (ya da çatışma demek daha doğru olacak) seyri yine Âşıkpaşazâde’nin Tevârîh-i Âli Osman adlı eserinde şu şekilde aktarılmaktadır:

“Meker (meğer) bir kün (gün) İrmeni Bilinden Osman Ğazi yitmiş kişiylen keldi (geldi) kim Eyne Köli (İnegöl’ü) kiceyilen (geceleyin) oda ura. Bu kâfirlerün casusı varımış kâfirlere bildürdi. Kâfirler dahi busu (pusu) kodılar. Ara tun dirleridi Osman Ğazinün bir martalozı varıdı, keldi (geldi), haber bildürdi kim “Bil dükendüki (tükendiği) yirde busu (pusu) kodular.” Ğaziler dahi hakka sığındılar toğrı (doğru) busuya (pusuya) yörüdiler. Cemisi piyadeyidi, kâfirler çoğidi. Azim cenk oldi. Osman Gazinün karındaşı Saru Yatı’nun oğlı şehid oldı kim o Bay Hoca’dur. İrmeni bilinün dükendükü (tükendiği) yirde Hamza Bek (Hamzabey) köyünün nevahisindedür.”

Çatışmanın tam olarak yeri ile ilgili çeşitli görüşler bulunmaktadır. Bunlardan ilki çatışmanın İnegöl ovasının doğusunda göç yolu üzerinde (ya da yakınında) bulunan günümüzdeki adıyla Süpürtü [6] köyü/mahallesi yakınlarında gerçekleştiği yönündedir. Bir diğer görüş ise savaşta yaşamını yitiren Osman Bey’in yeğeni ve Saru Yatı/Batu Savcı Bey’in oğlu Bayhoca/Baykoca’nın mezarının olduğu nokta olan Hamzabey köyü/mahallesi civarında olduğudur. Coğrafi açıdan değerlendirildiğinde ve saldırının baskın niteliği de göz önünde bulundurulursa ikinci görüş daha ağır basmaktadır. İnegöl Ovası’nın düzlüğünde Süpürtü Köyü üzerinden gelecek bir tehlike önce Kulacahisar mevkiiinde kolaylıkla fark edilecek ve saldırının baskın niteliği en başta kaybedilecektir. Diğer görüşte ise ağır basan taraf günümüzdeki Boğazköy-Hamzabey arasındaki dar geçitten geçip yine kaynakta bahsedildiği gibi gecenin karanlığının da kullanılması ile fark edilmeden İnegöl’e yaklaşılabilecek olmasıdır.

Bir diğer konu ise tarafların mevcutlarıdır. Osmanlı kuvvetlerinin 70 yaya askerden ibaret olduğundan bahsedilirken Bizans/İnegöl Tekfurluğu tarafı ile ilgili bir bilgi verilmemekte sadece sayıca çok ve üstün olduklarından bahsedilmektedir. Osman Bey’in tarafında bir casus karşı tarafa durumu bildirmiş ve Bizanslıların da hazırlanıp saldırıya karşı pusu kurmalarını sağlamıştır. Yine aynı kaynakta, bir başka casusun (bu kez Bizans tarafında Osman Bey için çalışan) da kurulan pusuyu bildirdiğinden ancak Osman Bey ve yanındakilerin pusunun üzerine gittiğinden bahsedilmektedir. Bu sebeple de klasik bir savaş düzeninden çok pusuyu/çemberi yarma ve çekilme hareketi olduğu görülmektedir. Yine bu durum da yukarıda bahsi geçen savaşın yeri ile ilgili ipucu vererek (pusunun gerçekleşebilmesi için dar bir boğaz ve sonrasında çemberin yarılarak yaylaya, yani Domaniç’e geri döndüğünden) Hamzabey dolaylarında olduğunu göstermektedir. Harita 2’de savaşın seyri görülmektedir.

2-01
Harita 2

Çatışma ile ilgili tek bir kaynağın [7] olması, çağdaş Bizans (Pahimeris/Pachymeres) ve diğer milletlerin kayıtlarında bulunmaması, beyliğin bu döneminin son derece karanlık, olayların ve kişilerin rivayetlerle sınırlı kalmasına neden olmaktadır. Ancak büyük bir imparatorluğa dönüşecek olan Osmanlı Beyliğinin tarihi kayıtlara geçen ilk savaşı ve ilk kaybı/şehidi (Bay Hoca) olması açısından önem arz etmektedir. Sonrasında gazâ kılıcını kuşanan Osman Gazi önderliğinde, Ertuğrul Gazi’nin son döneminde yürüttüğü barışçıl siyaset bir kenara bırakılarak aktif gazâya başlanacaktır.

Dipnotlar

  1. Osman Bey’in beyliğin başına geçişi hakkında çeşitli rivayetler bulunmaktadır. Şükrullah’ın Behcetü’t-Tevârîh adlı eserinde Ertuğrul Gazi’nin vefatından sonra Sultan tarafından yarlık yazıldığı belirtilmektedir. Neşrî’nin Cihânnümâ adlı eserinde ise orjinal bir bilgi olarak Ertuğrul Gazi’nin vefatından sonra beylik içindeki bazı göçer evlerinin Osman Gazi, bazılarının ise Osman Gazi’nin amcası Dündar Bey’den yana olduğunu söylemektedir. Sonrasında halkın Osman’a meyl etmesi ile beyliğin ona verildiğinden bahsedilir.
  2. Âşıkpaşazâde Tarih’inde  yakın komşuları (özellikle Bilecik ve Harmankaya tekfurlukları) ile müdara ettiği (iyi geçindiği) vurgulanmıştır.
  3. Bu noktada Eskişehir-Ankara arasındaki Çavdar Tatarlarını da eklemek gerekir.
  4. Bidnos, Bednos. 1303 yılında Dinboz/Dimboz Savaşında tekfurların oluşturmuş olduğu ittifak içinde sıralanmaktadır. Muhtemelen Bursa ovasında bugünkü adıyla Balat ve Yunuseli (eski isimleri sırasıyla Palátion ve Palatianós) mahalleleri olarak adlandırılan bölgeler olabilir. Aynı bölge 1521 seneli Hüdavendigâr Livası Tahrir Defteri’nde Baladyanos diye adlandırılmaktadır. Bir başka rivayet ise İnegöl’ün 9 km güneyinde bugünkü adıyla Çayyaka olarak adlandırılan (eski ismi Pétra (Kaya) ya da Pétranós (Kayalı)) bölge olabilir.
  5. Âşıkpaşazâde, Neşri ve Oruç Beğ tarihleri başta olmak üzere bir çok kitapta Söğüt-Domaniç ikilisinin yanına Bursa/İnegöl ve Bilecik/Pazaryeri ilçeleri arasındaki dağlık bölge olan Ermeni Dağları (Ermeni Beli yahut Ermenek Dağı) ifadeleri kullanılmıştır. Klasik tarih anlatımın yanında (Söğüt’ün kışlak ve Domaniç’in yaylak olarak verilmesi) Ermeni Dağı (sonrasında Ahı Dağı olarak adlandırılan bölge) eklenmelidir. Bölgenin “Ermeni Dağı/Beli” olarak adlandırılma sebebi Bilecik/Pazaryeri ilçesinin eski ismi olan Armenokástron (Ermeni Hisarı) olmasından ileri gelmektedir.
  6. Prof. Dr. Halil İnalcık’ın “Osmanlı Beyliği’nin kurucusu Osman Beg” adlı makalesinde olayın gerçekleştiği yer olarak bu köy gösterilmiştir.
  7. Olaydan yaklaşık 200 yıl sonra yazılan Âşıkpaşazâde Tarihi’nde bahsedilmektedir. Sonrasında konuyu Neşrî, Cihânnümâ adlı eserine  aynen nakletmiştir.

Kaynakça

  1. Âşıkpaşazâde, Âşıkpaşazâde Tarihi [Osmanlı Tarihi (1285-1502)], Haz. Öztürk, N., Bilge Kültür Sanat, İstanbul, 2013
  2. İnalcık, H., Osmanlı Beyliği’nin kurucusu Osman Beg, Belleten Dergisi, Türk Tarih Kurumu, 2007
  3. Mevlânâ Mehmed Neşrî, Cihânnümâ [Osmanlı Tarihi (1288-1485)], Haz. Öztürk N., Bilge Kültür Sanat, İstanbul, 2013
  4. Şükrullah, Üç Osmanlı Tarihi, Behcetü’t-Tevârîh, Haz. H. N. Atsız, Ötüken Neşriyat, İstanbul, 2016
  5. Oruç Bin Âdil, Oruç Beğ Tarihi [Osmanlı Tarihi (1288-1502)], Haz. Öztürk, N., Bilge Kültür Sanat, İstanbul, 2014
  6. Index Anatolicus – Türkiye yerleşim birimleri envanteri, S. Nişanyan, Internet Sitesi – http://nisanyanmap.com
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s