Osmanlı Savaş Tarihi

Koyunhisar (Bafeus/Bapheus) Savaşı (1302)

Alp Arslan’ın 1071 yılındaki Malazgirt zaferinin ardından Bizans’ın savunma hattının kırılması sebebiyle Anadolu, Türkmenler için bir gaza alanına dönüşmüştür. Kısa süre sonra (4 yıl içinde) Türkmenler İznik önlerine kadar ilerleyerek 1075 yılında Süleyman Şah komutasında İznik’i almayı başarmıştır. Sonrasında Anadolu Selçuklu Devleti’nin bağımsızlığı Melikşah tarafından gelen bir ferman ile tanınmıştır. 1097 yılındaki I. Haçlı Seferi’ne kadar Türkler’in elinde kalan şehir, sonrasında Bizans hakimiyetine girmiş ve iki yüz yıl boyunca gazi Türkmenler için İslam’a geri kazandırılması gereken bir şehir olarak görülmüştür. [1] Bilecik, Yarhisar ve İnegöl fetihlerinin ardından ciddi bir ivme yakalayan Osman Gazi, aynı yıl Yenişehir Ovası’na yerleşmiş ve Köprühisar fethi ile birlikte İznik önlerine kadar gelmiştir. [2] İznik’in güneyine bir havale kulesi yaparak şehrin giriş ve çıkışlarını kontrol altında tutan Türkmenler’e yönelik tepki gecikmemiş ve bir yıl sonra İstanbul’dan gemiler ile bir kuvvet bölgeye sevk edilmiştir.

Savaşın öncesindeki durum Anonim Tevârîh-i Âl-i Osman’da şu şekilde aktarılmaktadır:

“Bir nice zaman bu hâl ile kalup oturdılar. Âkıbet kâfirler birgün fursat bulup İstanbul tekvurına adam gönderüp hallerin arz eylediler. “Üzerimize Türk geldi, bizi zebûn itdi, taşra çıkartmaz oldı, âciz kaldık. Eger bize dermânun varise eyle, yohsa bizi zebûn itdi, oglumızla kızımızla esîr iderler veyâhud açlıkdan kırıluruz, eğer bize dermân itmezsenüz” didiler. Zirâ kim ol vakit İznik’e dahi İstanbul tekvurı hükm iderdi. Çünkim İstanbul tekvurı bu hâle vâkıf oldı, hayli gemiler cem’ idüp içine çok leşker koyup göndürdiler kim varalar gâzileri İznik üzerinden ayıralar.”

İstanbul’dan gemiler ile Heteriarch Léon Mauzalôn komutasında bir birlik (çoğunluğu Alan paralı askerlerinden oluşan süvariler) gönderilmiş ve bugünkü Yalova’nın (o dönemde Yalakova olarak anılıyordu) Hersek bölgesine (bugün Osman Gazi Köprüsünün bulunduğu çıkıntı) gelen Bizans birlikleri, bölgedeki milisler ile birleşerek ve güneyde Bapheus (Koyunhisar) Kalesi ile korunan dar geçitten geçilmesi ile birlikte İznik’in bulunduğu havzaya inilmesi planlanmıştır. Böylece yaklaşık iki bin kişilik bir kuvvet vücuda getirilmiştir. Diğer tarafta ise Bizans’ın bu faaliyetlerinden haberdar olan Osman Gazi, Selçuklu Sultan’ından yardım istemiş ve Selçuklu Sultan’ına direkt bağlı uc bölgelerinden biri olan Sahibin Karahisar (Afyon) civarından Türkmenler bölgeye intikal etmiştir. [3] Ayrıca Bizanslı tarihçi Pachymérés’in aktardığı üzere Paflagonya (Batı Karadeniz, Kastamonu) bölgesinden de Çobanoğulları emrindeki Türkmenler’in de katılması ile Türk kuvvetleri yaklaşık beş bin kişiyi bulmuştur. Savaşı gelişim süreci Harita 1 ‘de görülmektedir.

Harita 1

27 Temmuz 1302 yılında gerçekleşen savaşın başlangıcında bir öncü kuvvetin gece gerçekleştirdiği saldırıdan bahsedilmektedir. Muhtemelen İznik civarından hareket eden Osman Gazi, hem İstanbul’dan gelen kuvvetler ile yerel kuvvetlerin birleşmesini engellemek hem de keşif yapmak için böyle bir hamle yapmıştır. Sonrasında geri çekilmiş ve askerlerin gemilerden indiği anda tüm kuvvetleri ile birlikte bir baskın gerçekleştirmiştir. Bu taarruz esnasında paralarını ve atlarını Alan paralı askerleri için vergi olarak veren yerel halk, gönülsüz bir şekilde mukavemet göstermiş ve kısa sürede dağılmaya başlamıştır. Kaynakta da bahsi geçtiği üzere tamamı profesyonel savaşçılardan oluşan Alan paralı askerleri karşı taarruza geçerek piyadelerin (milislerin) çekilmesini sağlamış ve bu uğurda kendilerini feda etmişlerdir. Bizans komutanı Mouzalôn geldiği gemiye binerek geri çekilmiştir. Bu noktadan sonra, Türk kuvvetlerine dağılan birlikleri kovalamak ve ganimet elde etmekten başka bir iş kalmamıştır. Konu ile ilgili bilgi Pachymérés tarafından şu şekilde aktarılmaktadır:

“Atman (Osman), İznik bölgesinden ayrılmış ve vadileri geçerek Halizones [5] topraklarına doğru ilerlemeye hazır hale gelmişti. Ancak bu durum Mouzalôn’u harekete geçirdi. Tüm bu gelişmeler üzerine Atman (Osman) kendisi ilerlemeden önce yüz kişilik bir öncü kuvvet gönderdi ve bu adamlar Télémaia’da ansızın ortaya çıktılar. Henüz uykuda olan Mouzalôn ve adamlarının üzerine saldıran bu birlik, kalabalık karşısında pek bir şey yapamamış ve geri püskürtülmüşlerdi…

…Atman (Osman) dağ geçidini geçip birden (ovada) göründü O, kendi kuvvetleriyle birlikte, daha önce Paflagonya dolaylarından savaş  için kendisine gelip katılan birçok savaşçının başında idi. Onlar, önlerine çıkanları yok etmeye veya esir almaya hazırdılar. Bütün bu kuvvetleri orada topladı. Léon Mouzalôn kumandası altındaki kuvvetler, Rum ve Alan’lardan oluşan kendi askeri ile yerli ve yabancı askerden oluşuyordu ve hepsi yaklaşık iki bin kişiye varıyordu…

…Böylece savaş, hem sayı hem de moral bakımından eşit olmayan koşullarda başladı. Rumlardan birçoğu savaş meydanında kalırken çoğu yakın olan İzmit Kalesi’ne, hep beraber utanç verici şekilde, yol açıp kaçmak üzere firar yolunu tuttular. Bu sırada Rumlar için hayatlarını feda eden Alan’lar çok yararlı oldular. Gerçekten savaşın sonuçları belli olunca, çoğu yaya olan askere kaçma imkânı sağladılar. Düşmanın etrafını cevirip adım adım çekilerek ve yandan çapraz saldırıp düşmanın ilerlemesini geciktirerek, attan  inip ok atışlarıyla düşmanı vurarak, Alan’lar Rum piyadenin saflarını sıkılaştırıp ilerlemelerine ve kendilerini kurtarmalarına imkân verdiler.”

Gerçekleşen bu savaş ile ilgili tarihi kaynakların arasında Türk kaynakları ile birlikte Bizans kaynakları da eklenmiştir. Bu dönemde yaşayan çağdaş tarihçi Pachymérés (ö. 1310) Romaike Historia adlı eserinde Atman’ın [6] (Osman Gazi’nin) bölgedeki faaliyetlerinden bahsetmiştir. Osman Gazi ile ilgili günümüze ulaşabilen en eski tarihi kayıtlar olması açısından eser son derece önemlidir.

Savaş, Bizans İmparatoru’nun gelişmelere müdahil olması sebebiyle beyliğin çevre tekfurluklarla gerçekleştirdiği mücadeleye farklı bir boyut kazandırmıştır. İznik’in geri alınması (tekrar İslamlaştırılması) ve Türkmenlere zengin ve bereketli ovalar (İznik ve Bursa) kazandırılması amacıyla gerçekleştirilen gaza faaliyetleri Bizans İmparatoru’nun yenilgiye uğratılması ile birlikte ivme kazanacak ve bölgeye gerçekleşen Türkmen göçlerini ciddi manada arttıracaktır. Bursa ve İznik’in fetihlerine uzanan süreçte Bizans yönetimi uzun yıllar ciddi bir mukavemet gösteremeyecek ve devam eden yıllarda bölgedeki tekfurların meydana getirdiği koalisyon güçleri ile mücadele başlayacaktır.

Tartışma

Savaşın yeri ile ilgili dramatik bir hata yapan Joseph von Hammer, eserinde Bapheus (Koyunhisar) Kalesi ile Yenişehir Ovası’nın batısında bulunan Koyunhisar Kalesi’ni karıştırmıştır. 1302 yılında Yalova yakınlarında gerçekleşen savaşın ardından Bursa ve çevresindeki tekfurluklar (Bursa, Kestel, Adranos, Kite, Bednos/Bidnos) bir koalisyon gücü oluşturmuş ve ertesi yıl (1303) Yenişehir Ovası’na saldırmışlardır. Dimboz Savaşı adıyla anılan bu savaş Yenişehir Ovası’ndaki Koyunhisar Kalesi civarında gerçekleşmiş ve sonrasında Bizans kuvvetleri adım adım çekilerek Dimboz Boğazı’na (bugünkü Erdoğan Köy) civarına gelmiştir. Yani, 1302 yılında gerçekleşen Bapheus (Koyunhisar) Savaşı ile 1303 yılında gerçekleşen Dimboz Savaşı farklı bölgelerde ve zamanlarda gerçekleşmiştir. İki savaşta da bahsi geçen kalelerden biri Yenişehir Ovası’nın batısında iken diğeri Yalova-İznik yolu üzerindedir.

Dipnotlar

  1. İslam geleneğine göre bir şehir Dâru’l-İslam (İslam Memleketi/Beldesi) olduktan sonra düşman eline geçtiyse geri alınmalıdır. Bu sebeple İznik’in diğer beldelere göre özel bir durumu bulunmaktadır.
  2. Detaylı bilgi için bir önceki yazı (Köprühisar Fethi ve İznik Kuşatması (1300-1301)) okunabilir.
  3. Bu durum ile ilgili Pachymérés’in aktarımında geçen “Méandre (Menderes Irmağı Havzası) bölgesinden gelen başka Türk kuvvetleriyle büyük bir sayıya varmış bulunuyordu.” ifadesi, ilginç bir şekilde Neşrî’nin ifadesi ile örtüşerek Batı Anadolu’dan gelen bir desteğin Osman Gazi saflarına katıldığını ve böylece ciddi bir sayıya ulaştıklarını doğrulamaktadır.
  4. Pachymérés’te savaş öncesinde yaklaşık 100 kişilik bir akın ile Koyunhisar Kalesi önlerinde bir çatışma yaşanmış ve geri çekilinmiştir. Bizans bölgedeki faaliyetleri ile ilgili bilgiye burada ulaşılmış olunabilir. Ya da Anonim Tevârîh-i Âl-i Osman‘da iletildiği gibi bir casus vasıtasıyla bu durum iletilmiştir.
  5. Yalova ve Karamürsel arasında kalan kıyı ovasına o dönemde Halizones deniyordu.
  6. Kaynakta geçen Atman lafzı, Osman’ın Grekçe telaffuzu olabileceği gibi Osman Gazi’nin adının aslında Ataman/Atman olabileceği yorumlarını da beraberinde getirmiştir. 1301-1349 yılları arasında yaşamış Memlükler dönemi, devlet adamı, tarih ve coğrafya alımı olan İbn Fazlullah El-Ömeri’nin Mesâlikü’l-Ebsar fi Memâliki’l Emsâr adlı tarih ve coğrafya hususunda ansiklopedik eserinde de iki kez Osman Gazi’nin bahsetmekte ve birinde Atman şeklinde  aktarım yapmaktadır. Arap asıllı bir alimin, (dört halifeden birinin de ismi olan) Osman isminin yazımı ile ilgili bu denli bir hata yapmış olması da pek de mümkün görünmemektedir. Yazım şekilleri arasındaki fark peltek se (ث) ile te (ت) arasındaki basit tek noktalık hata ile izah edilmekten uzaktır. Çünkü El-Ömeri Atman kelimesini tı (ط) harfiyle yazmıştır. Yani orjinal yazımda (عثمان) yapılabilecek bir hata ile (عتمان) değil farklı bir yazım ile (عطمان) aktarılmıştı.

Kaynakça

  1. Mevlânâ Mehmed Neşrî, Cihânnümâ [Osmanlı Tarihi (1288-1485)], Haz. Öztürk N., Bilge Kültür Sanat, İstanbul, 2013
  2. Anonim, Tevârîh-i Âl-i Osman, F. Giese Neşri, Azamat N., Marmara Üniversitesi Yayınları, İstanbul, 1992
  3. İnalcık, H. Osman Gazi’nin İznik (Nicaea) Kuşatması ve Bafeus Savaşı
  4. İnalcık, H. İznik için Osman Gazi ve Bizans Mücadelesi, Bilkent Üniversitesi
  5. Pachymérés G., Bizanslı Gözüyle Türkler, Çev. Barlas, B., İlgi Kültür Sanat Yayıncılık, İstanbul, 2009
Reklamlar

2 thoughts on “Koyunhisar (Bafeus/Bapheus) Savaşı (1302)”

  1. Merhaba..
    Bi’önceki yazınız olan Dimbos savaşı konunuzdanda anlaşılageldiği üzre (ki ona yorum kapalı olduğu için buradan yazıyorum) ” … Osman Gazi’nin yeğeni (Gündüz Alp oğlu) Aydoğdu Bey şehit olmuştur. Türbesi bugün savaşın başladığı yer olarak kabul edilen Koyunhisar köyü sınırları içerisindedir… ” anlatımından da yola çıkılacak olursa, (benim hala takılı kaldığım yer olan Süleyman Şah ve gündüz alp arasında gidip gelen tarihin, o bastırılan sikke üzerindeki gündüz alp isminin destekçisi olarak) çocuğa konulan dedenin adı kültürümüzün, o günlerden bu yana geldiği düşünülecek olursa da, Ertuğrul’un büyük oğluna ad olarak koyduğu da gündüz alp ismi bu konunun da ispatı olmaya yeterlidir diye düşünüyorum.. Ki o da kırılma noktası olan yıldırım Beyazıt han’ın Timur’dan almış olduğu o aşağılayıcı mektuptan dolayı yaşandığı inancını taşıyanlardanım bende.. destekleyici yayınlarınızdan dolayı teşekkürler.. iyi yayınlar

    Beğen

    1. Hüseyin Bey,

      Evet, bahsettiğiniz gibi Anadolu’da doğan ilk erkek çocuğa dede isminin verilmesi günümüzde de devam eden bir gelenektir. Ertuğrul Gazi’nin oğullarına sırasıyla Gündüz, Savcı ve Osman (Ataman?) isimlerini verdiğini bilmekteyiz. Maalesef yazılı kaynakların çok sınırlı olduğu dönemle ilgili (döneme ait ilk Türk kaynakları 200-250 yıl sonra yazılmaya başlamış olduğu için) en somut delil para (sikke) üzerindeki “Ertuğrul bin Gündüz Alp” ibaresi olarak görünmektedir.

      Ancak ilginçtir ki, Osman Gazi’ye ait olduğu rivayet edilen şecerelerden birinde (Düstûrname’de y. 1464, kaynak olarak Oğuznâme kullanılmıştır) Ertuğrul Gazi’nin baba adı Gündüz Alp olarak gösterilirken büyük dedesi (yani dedesinin babası) Mir Süleyman Alp olarak verilmektedir. Yine ilginçtir ki Orhan Gazi de ilk oğlunun adını Süleyman (I. Murad’ın ağabeyi, ö. 1357) koymuştur. Yani Süleyman Şah olarak isimlendirme bir karışıklık sebebiyle ya da tamamen siyasi sebeplerle (yazıda belirtildiği gibi) olmuş olabilir.

      İlginiz için teşekkürler.

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s