Diğer Konular

Osman Gazi’nin Vefatı (1324?)

Dört yüz çadırlık aşiretten ileride üç kıtaya hakim olan büyük bir imparatorluğa dönüşecek olan Devlet-i Aliyye’nin [1] kurucusu Osman Gazi’nin vefatı ile ilgili tarihçiler arasında çeşitli ihtilaflar mevcuttur. Bu ihtilafların en çok sorulan/konuşulan şüphesiz Osman Gazi’nin Bursa fethinden önce mi yoksa sonra mı öldüğü konusudur. Bir kısım tarihçiler, 14. yüzyılın hemen başında (Bafeus/Koyunhisar, Dimboz Savaşları ve Güney Sakarya Seferi) adı geçen Osman Gazi’nin, sonraki dönemde faaliyetlerinden pek bahsetmemektedir.

1281 yılında Ertuğrul Gazi’nin vefatının ardından aşiretin başına geçen Osman Gazi, yaklaşık 43 yıl süren kariyerinde, Söğüt ve Domaniç arasına yerleşmiş olan aşireti bir beylik/devletçik ayarına getirmiştir. Güney Marmara’nın (Bithynia) en önemli iki şehri olan Bursa ve İznik’i almayı hedeflemiş (ve kuşatmış) olan Osman Gazi’nin vefat ettiğinde aşiretin/beyliğin sınırlarını yaklaşık 4000 km²’den 16.000 km²’ye çıkarmıştır. 1326 yılındaki Bursa fethi öncesinde beyliğin sınırları Harita 1 ‘de görülmektedir.

Harita 1-01
Harita 1

Klasik dönemde yazılan ve günümüze ulaşan en eski eser olan Ahmedî’nin (ö. 1413), İskendernâme adlı manzum eserinde Osman Gazi’ye kısa bir yer ayrılmış ve ölüm tarihi ile ilgili bilgi verilmemiştir. Ancak Bursa ve İznik kalelerinin kuşatıldıktan sonra kaleleri alamadan vefat ettiği aktarılmıştır:

“Kâfir yıkub yakub ol nâmdar
Bursa vü İznigi eyledi hisâr.
Eyle takdir etdi Hak ‘azze ve cel.
Ki-almadan ol ikiyi erdi ecel.

Şükrullah (ö. 1488) Behcettü’t Tevârîh adlı eserinde Ahmedî ile aynı görüşü sergilemiş ve Bursa ve İznik kalelerinin kuşatmaları devam ederken (yine tarih vermeden) vefat ettiğini iletmiştir. Enverî (ö. 1465) ise diğerlerinden ayrılarak vefat tarihini hicri 720 (m. 1320-1321) olarak göstermiştir.

Âşıkpaşazâde (ö. 1502?) farklı bir görüş ortaya koymuş ve Osman Gazi’nin Bursa fethinden sonra vefat ettiğini rivayet etmiştir. Bursa fethini hicri 726 (m. 1325-1326) olarak işaret eden yazar, eserinde Bursa fethini müteakip bir soru-cevap bölümü eklemiştir:

Sual : Bu fetihler kim olundu, Osman Gâzi hayatta mıdı? Veyâ ne?
Cevab : Esah kavl budur kim hayattayıdı. Zîra ki oğlunu atası göndürdi.
Sual : Ya Osman Gâzi niçün kendü varmadı?
Cevab : Anuniçün kim Orhan’ı dahi iki oğlu olmuşidi. Ve hem Osman’un ayağında zahmet vâkı’ olmuşidi. Ve hem eydürdi kim: “Oğlum Orhan benüm zamanumda şevket bulsun” deridi.”

Âşıkpaşazâde eserinin devamında vefat ile ilgili detaylı orjinal bilgilere (eşinin ve kayınbabası Şeyh Edebalı’nın vefatına) yer vermektedir:

“Ve hem Orhan Gâzi’nün anası Allah rahmetine vardı. Ve dahi dedesi Ede Balı kızından bir ay öndin Allah rahmetine vâsıl oldu. İkisin dahi Bilecük hisarında kodular. Üç aydan sonra Osman Gâzi dahi Allah rahmetine vardı. Ammâ Osman Gâzi Söğüt‘de vefat eyledi. Emânete kodular. Anuniçün kim Orhan Gâzi Bursa’dayıdı. Haber vardı. Hemandem sürdü geldi. Atasınun vasiyyetin yerine getürdi. Bursa’ya iletdi. Kendü Osman Gâzi vasiyyet etdüği Gümüşlü kubbenün içinde kodu. Kayın atasının ve hatunu Malhun‘u Osman kendü eliyile defn eyledi.”

Oruç Beğ (ö. 1502) eserinde Âşıkpaşazâde’yi takip ederken Neşrî (ö. 1520) ilk görüşü tercih ederek Osman Gazi’nin Bursa kuşatması esnasında vefat ettiğini iletmektedir.

Söğüt’te bulunan Ertuğrul Gazi Türbesi‘nin haziresinde Osman Gazi’ye ait bir makam kabri bulunmaktadır. Mezar taşındaki anlatıma/dile bakıldığında 19. yüzyıla (muhtemelen II. Abdülhamid’in hicri 1304 (m. 1886-1887) yıllarında gerçekleştirdiği restorasyon sırasında eklenmiştir) ait olduğu görülmektedir. Mezar taşında, Osman Gazi’nin hicri 726  (m. 1325-1326) yılında vefat ettiği, önce Söğüt’e defnedildiği ve sonrasında oğlu Orhan Gazi tarafından Bursa’ya nakledildiğinden bahsedilmektedir:

“Mebadi saltanat sahib magazi Gazi Osman Han,
Yedi yüz yigirmi altı dahil-i Darü’s-selam oldu.
Alup da medfeninden Bursa’ya nakletdi Orhan Han,
Mahall-i medfeni Gazi müşar içün makam oldu.”

Prof. Dr. Halil İnalcık konuya daha bilimsel yaklaşmış ve 1323 ve 1324 yılları arasında yazılan iki vakfiyede geçen isimlerden yola çıkarak ölüm tarihini belirlemiştir. Hicri 723 yılının Ramazan Ayında (m. 1323 yılının Eylül Ayı) Asporça Hatun Vakfiyesi’nde Osman Bey’in adına rastlanırken (Alaaddin Paşa’nın Osman Bey adına yerleri hibe etmesinden bahsedilmektedir.) 6 ay sonra, hicri 724 yılının Rebiülevvel Ayında (m. 1324 yılının Mart ayı) yazılan Mekece Vakfiyesi’nde [2] ilk kez Orhan Gazi’nin tuğrası kullanılarak (Osman Gazi’nin adı geçmemektedir.) vakıf kurulmuştur. İnalcık da eserlerinde Osman Gazi’nin vefatının bu iki tarih arasında olabileceğini ifade etmiştir.

Eldeki bulgular (ve aktarımlar) değerlendirildiğinde Osman Gazi’nin Bursa’nın fethinden önce vefat ettiği ve Söğüt’e defnedildiği görülmektedir. Bu görüşe en büyük dayanak, şüphesiz vakfiyelerden elde edilen bilgiler ve Osman Gazi’nin öncelikle Söğüt’e defn edildiği bilgisidir. Bursa’nın fethinden sonra da Âşıkpaşazâde’nin aktardığı gibi, vasiyetine uygun olarak Bursa Kalesi içindeki Tophane bölgesinde Gümüşlü Kumbet (Sainte Elie Kilisesi/Manastırı) olarak bilinen yapının içine nakledilmiştir.

Osman Gazi Dönemi Kronolojisi

1281 – Ertuğrul Gazi’nin vefatı ve Osman Gazi’nin Bey olması
1284Ermeni-Beli Savaşı ve Osman Gazi’nin yeğeni Bayhoca’nın şehâdeti
1285Kulacahisar Baskını
1286Domaniç/İkizce Savaşı ve Osman Gazi’nin ağabeyi Saru Batu Savcı Bey’in şehâdeti
1288Karacahisar Kalesi’nin Fethi
1299Bilecik, Yarhisar ve İnegöl Kaleleri’nin fethi, Osman Gazi adına hutbe okunması
1300 – Yenişehir’in kurulması
1301Köprühisar Fethi ve İznik ablukasının başlaması ve Dündar Bey’in katli
1302Bafeus (Koyunhisar) Savaşı
1303Dimboz/Dimbos Savaşı ve Bursa ablukasının başlaması
1304Osman Gazi’nin Güney Sakarya (Lefke, Mekece, Akhisar (Pamukova), Geyve) Seferi ve Köse Mihal’in müslüman oluşu
1305Orhan Gazi’nin Güney Sakarya (Karaçepüş ve Karatekin) Seferi
1305-23Akçakoca ve Konur Alp Akınları
1324 – Osman Gazi’nin vefatı

Dipnotlar

  1. Devletin resmi adı Büyük/Yüce Devlet anlamına gelen Devlet-i Aliyye’dir. (Aliyye kelimesindeki “A” harfi gereksiz uzatılmamalıdır.) 19. yüzyılda bu tamlamanın sonuna Osmaniye kelimesi eklenmiştir.
  2. Vakfiyenin tarihi açıdan değeri Osman Gazi’nin çocuklarının adlarının ilk kez bahsinin geçmesi açısından yüksektir. Osman Gazi’nin bilinen iki oğlu (Alaaddin Paşa ve Orhan Gazi) dışında Çoban, Melik, Hamid, Bazarlu, adında dört oğlu ve Fatma adında bir kızı bulunmaktadır. Ayrıca vakfiye ilginç bir nokta olarak Mal Hatun bint Ömer Bek terkibi geçmektedir. Âşıkpaşazâde tarafından Şeyh Edebalı’nın kızı ve Orhan Gazi’nin annesi olarak aktarılan Malhun Hatun’un baba adı Ömer Bey olarak görülmektedir.

Kaynakça

  1. Oruç Beğ, Ahmedî, Şükrullah, Üç Osmanlı Tarihi, Oruç Beğ Tarihi, Dâstan ve Tevârih-i Mülûk-i Âl-i Osman, Behcettü’t Tevârîh, Atsız, N., Ötüken Neşriyat, İstanbul, 2016
  2. Enverî, Düstûrnâme-i Enverî (19-22. Kitaplar), Haz. Öztürk N., Çamlıca Basım Yayın, İstanbul, 2012
  3. Âşıkpaşazâde, Âşıkpaşazâde Tarihi [Osmanlı Tarihi (1285-1502)], Haz. Öztürk, N., Bilge Kültür Sanat, İstanbul, 2013
  4. Oruç Bin Âdil, Oruç Beğ Tarihi [Osmanlı Tarihi (1288-1502)], Haz. Öztürk, N., Bilge Kültür Sanat, İstanbul, 2014
  5. Mevlânâ Mehmed Neşrî, Cihânnümâ [Osmanlı Tarihi (1288-1485)], Haz. Öztürk N., Bilge Kültür Sanat, İstanbul, 2013
  6. İnalcık, H., Osmanlı Beyliği’nin kurucusu Osman Beg, Belleten Dergisi, Türk Tarih Kurumu, 2007
  7. Öcalan, H., Sevim, S., Yavaş, D. Bursa Vakfiyeleri – I, Bursa Kültür A.Ş., Bursa, 2013
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s