Diğer Konular

Samsa Çavuş Camisi (1290?-1310?)

Samsa Çavuş Camisi, erken dönem Osmanlı mimarisinin pek bilinmeyen (mimari açıdan pek de kayda değer görülmeyen) eserlerinden biridir. Bu eser ile ilgili bilgi vermeden önce eserin bânisine kısaca değinmek gerekmektedir.

Osmanlı tarih anlatımında adı ilk kez Çavuş unvanı ile anılan Samsa Çavuş hakkında tarihi kaynaklar, 13. yüzyıl sonlarında ve 14. yüzyıl başlarındaki  zaman dilimi içerisinde bahsetmektedir. Osman Gazi’nin 1290’lı yıllarda Sakarya Nehri’nin kuzeyine gerçekleştirdiği sefere Samsa Çavuş’un kılavuzluk etmiş ve sonrasında gerçekleşen olaylarda ciddi yararlar sağlamıştır. Âşıkpaşazâde, eserinde Samsa Çavuş’a şu şekilde yer vermektedir:

“… “Ve Mudurnu vilâyetini dahi urmağa kolaydur, dedi. ” Ve hem ol vilâyet mamurdur. Samsa Çavuş dahi ol vilâyete yakın olur. Ve ana dahi i’lam edelüm.” Dedi kim : “Bir fursat olduğu vakitde bize bildüre.”

Ve hem anun bigi etdiler. Vardılar Beştaş’un tekyesine kondular. Şeyhine sordular: “Su geçid verür mi?” Şeyh eydür: “Gazilere geçiddür, Allah fazlıyile.” Atların yemin kesicek bindiler, su kenarına vardılar. Samsa Çavuş’u sunun kenarında buldular hazır ve müheyyâ. Aldı bu gazileri doğru Sorkun üzerine iletdi. Ve ol vilâyetin kâfirleri Samsa Çavuş’ile âşinâ olmuşlaridi…”

Âşıkpaşazâde aynı eserin devamında bir soru cevap bölümü eklemiş ve Samsa Çavuş ile ilgili detaylı bilgiyi şu şekilde aktarmıştır:

“Sual : Samsa Çavuş ne kişidür?
Cevab : Bir kişidür kim anun da hayli cemâ’ati var. Ve hem yoldaşlığa yarar bir karındaşı dahi var. Adına Sülemiş derler. Ve ol vaktin kim Ertuğrul Gazi Söğüd’e geldi. Bunlar dahi anunile bile gelmişlerdi. Ol aralıkda durımadılar, Eynegöl kafirleri incitdüği sebebden. Vardılar Mudurnu vilâyetinde karar etdiler. Anun kâfirleriyle müdârâ edüp oturularidi. Ve ol sebebden Osman Gazi ol  vilâyeti bunlara ısmarladı.”

Yaklaşık 15 yıl sonra, Osman Gazi’nin 1304 yılında gerçekleştirdiği Güney Sakarya seferinde (Osmaneli, Pamukova ve Geyve Fetihleri) Bizans kalelerinin birer birer teslim olmaları ve “Ahd-u Emân” ile yerlerine konmaları sebebiyle, Samsa Çavuş bir kez daha tarih sahnesine çıkarak, çekincelerini Osman Gazi’ye iletmiştir. Âşıkpaşazâde eserine şu şekilde devam etmektedir:

“Andan sonra Samsa Çavuş geldi. Eydür: “Hanum! Bana ver bu vilâyeti kim bunlar girü yagı (düşman) olmasunlar” dedi. Osman Gazi eydür: “Vilâyetin bazısını vermezin” der. Zirâ bunları vilâyetinden çıkarmazın. Ve Lefke’nün yanında dere ağzında Yenişehir Suyu’nun kenarında bir hisarcuk varıdı. Anı Samsa Çavuş’a verdi. Şimdi dahi oranun adına Çavuş Köyü derler.”

Samsa Çavuş ile ilgili son bilgi ise bir yıl sonra (1305) bu kez Orhan Gazi komutasında gerçekleştirilen Güney Sakarya seferi (Karaçepüş ve Karatekin Kaleleri Fethi) sonrasında Karatekin Kalesi’nin Samsa Çavuş’a  verildiğine ilişkin bilgidir. Neşrî eserinde konuyu şu şekilde aktarmaktadır:

“… Ve bu alınan esirleri Orhan, gazilerden satın alıp ahd ü amanile yine hisarda koyup, Samsa Çavuş’u dahi hisarda koyup Yenişehir’e atası Osman yanına geldi. Andan Karaçepiş’de Konur Alp’a ve Karatekin’de Samsa Çavuş’a adam gönderdiler. Tâ ki, İznik’e havâle gibi olalar. Gâh gâh varıp İznik’in bağçelerin harâb ederleridi.”

Bu tarihten sonra Samsa Çavuş’a dair bilgiye tarihi kayıtlarda rastlanmamaktadır. İznik’e yaklaşık 15 km mesafedeki Karatekin Kalesi’nin komutanlığını üstlenen ve bir süre İznik’e akınlar gerçekleştiren Samsa Çavuş, muhtemelen ilerleyen yaşı sebebiyle (Ertuğrul döneminde bölgeye gelenlerden olduğu rivayet edilmektedir.) inzivaya çekilmiş ve Osman Gazi tarafından kendisine ısmarlanan/verilen bölgede yaşamının son yıllarını geçirmiştir. Mudurnu’nun yaklaşık 15 km doğusundaki bölgede bir cami, bir çeşme ve hamam yaptırmıştır. Aynı bölgede bulunan köylerden birinde (Hacımusalar Köyü) türbesi [1] bulunmaktadır.

Caminin yapıldığı bölge dağlık ve dağınık yerleşimin görüldüğü bir bölgedir. Dolayısıyla cami bölgedeki dört köyün (eski adları ile Genbemüz, Davutlar, Hacı Hasanlar, Görgözler yeni adlarıyla Güveytepe, Samsaçavuş, Hacımusalar, Çavuşdere?) ihtiyacını (Cuma Mescidi) karşılamak amacıyla (bölgeye gelen yoğun Türkmen göçlerinin ihtiyacının karşılanması için) Genbemüz (Güveytepe) köyüne 1 km mesafede (köyün dışına) yerleştirilmiştir.

150383796462287-01

Neredeyse kare olan bir dikdörtgen yapıdan oluşan caminin ebatları 8 x 8,5 m ‘dir. Duvar kalınlığı 78 cm olup moloz taşlarıyla ve 3 sıra meşe hatılla yapılmıştır. Üst kısmı kiremit çatılı olup, köşelerinde eski binalardan (daha önce kesilmiş taşlardan) toplama taşlar kullanılmıştır. Kuzey doğu köşesinde istavrozlu bir kesme taş ve ahşap bir sütunun kaidesi bulunmaktadır. Minaresi bulunmayan camide dağlık/ormanlık bir arazide yapması sebebiyle büyük ağaçların (ve balta ile işlenmiş odunların) kullanıldığı bir mahfil ve bu mahfile ait bir cumba bulunmaktadır. Harimin orta kısmında meşeden yapılma bir direkle kiremit çatı taşınmaktadır. Mihrap 1960’lı yıllarda defineciler tarafından tahrip edilmiş ve çamurla sıvanarak kapatılmıştır. 55 cm derinliğinde ve yaklaşık 100 cm genişlikte olan mihrabın sadece sol köşesindeki detaylar günümüze ulaşmıştır. Bu kısımda Selçuk sülüsüne benzer (fakat okunamayacak kadar tahrip olmuş) bir yazı kuşağı bulunmaktadır.

150383796462287 (1)-01

Herhangi bir kitabesi bulunmayan ya da herhangi bir vakfa ait olmayan caminin tam olarak hangi yılda yapıldığına ilişkin bir veri maalesef yoktur, fakat Samsa Çavuş’un bölgedeki faaliyetleri göz önünde bulundurulduğunda 1290 ile 1310 yılları arasında yapılmış olabileceği tahmin edilmektedir. Caminin önünde yıkık durumda bir çeşme ve caminin yanı başındaki derenin karşı kısmında yaklaşık 10 x 10 m’lik kare plana sahip hamam harabesi bulunmaktadır. Harap durumdaki cami, çeşme ve hamam günümüzde kullanıma açık değildir.

Dipnotlar

  1. Samsa Çavuş’a ait olduğu iddia edilen (düşünülen) bir başka türbe de Bursa’nın İnegöl ilçe merkezinin 10 km kuzeybatısında bulunan Çavuşköy’de bulunmaktadır. Bunun dışında Söğüt’te Ertuğrul Gazi türbesinin haziresinde de bir makam kabri bulunmaktadır.

Kaynakça

  1. Ayverdi, E., H., Osmanlı Mimarisin İlk Devri, İstanbul Enstitüsü, İstanbul
  2. Âşıkpaşazâde, Âşıkpaşazâde Tarihi [Osmanlı Tarihi (1285-1502)], Haz. Öztürk, N., Bilge Kültür Sanat, İstanbul, 2013
  3. Mevlânâ Mehmed Neşrî, Cihânnümâ [Osmanlı Tarihi (1288-1485)], Haz. Öztürk N., Bilge Kültür Sanat, İstanbul, 2013
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s